Üsküdar Üniversitesi Rektör Danışmanı Prof. Dr. Muhsin Konuk, kişiye özel tedavi ve farmakogenetik biliminin tıbbın geleceği olduğunu vurgulayarak, “Aynı ilacı, aynı hastalık için üç farklı genetik yapıya sahip kişiye verdiğinizde bambaşka sonuçlar alırsınız, genetik profillere bakılarak tedavi yapıldığında başarı oranı yüzde 99,5’e ulaşıyor” dedi; Türkiye’nin ilk uygulamalı farmakogenetik laboratuvarının üniversitelerinde kurulduğunu ve 2 ml kandan bireylerin ilaçlara olan genetik yatkınlık profiliyle devletin ilaç harcamalarının yüzde 80’inin önlenebileceğini belirtti. Aldığımız ilaçların doğrudan kullanılmadığını, karaciğerdeki Sitokrom P450 gen ailesinin bu ilaçları aktif moleküllere dönüştürdüğünü anlatan Konuk, “İlacı çok hızlı metabolize eden birine ne kadar doz verirseniz verin etkisiz olur, yavaş metabolize edenlerde ise yan etkiler kaçınılmaz hale gelir” diyerek klasik tedavi yöntemlerinin yüzde 80 oranında boşa harcama olduğunu savundu. SMA ilacının Ar-Ge sürecini tamamladıklarını, tedavinin maliyetini 15’te 1’e düşüreceklerini söyleyen Konuk, “Yapay zekâ destekli in silico laboratuvarımızla tedavisi yok denilen hastalıklar için yeni ilaç adayları keşfetmeyi hedefliyoruz” diye konuştu. Bugüne kadar 15 yüksek lisans tezinin tamamlandığını, nöropsikiyatrik hastalıklardan Alzheimer’a, Parkinson’dan şizofreniye kadar genetik bağlantıların çözüldüğünü ifade eden Konuk, “Bu bilgiler yalnızca bilimsel yayınlarda kalmamalı, kliniğe taşınmalı” uyarısı yaptı. Hollanda gibi ülkelerin farmakogenetik taramaları sağlık sistemine entegre ettiğini hatırlatan Konuk, Türkiye’nin de benzer bir sistemi uygulaması halinde hem hasta sağlığına katkı sağlanacağını hem de ekonomik kazanım elde edileceğini belirtti. Konuk, “Bir insanın 3,5 milyar nükleotid dizisinin analizi bugün yalnızca 1000 dolara yapılabiliyor, yakın gelecekte bu maliyetin 200 dolara düşmesi bekleniyor” sözleriyle tıp dünyasına umut verirken, tıp eğitiminin de bu zihniyete uyum sağlaması gerektiğini kaydetti. Genetik testlerin doğruluk oranının neredeyse yüzde 100’e ulaştığını söyleyen Konuk, “Hastaların yüzde 20’sine iyi gelen klasik tedaviler yerine, genetik profillere göre bireysel tedavi planlamaları yapılmalı” önerisinde bulundu. Türkiye’nin ilk uygulamalı farmakogenetik laboratuvarında yapılan analizlerin etik açıdan herhangi bir engeli olmadığını, tamamen hastanın onamına dayalı yürütüldüğünü vurgulayan Konuk, “Bebeklerden topuktan kan alınarak üç genetik hastalık taranıyor, bu sistem bir adım ileri götürülüp farmakogenetik testler de eklenebilir” diyerek devlet politikası çağrısı yaptı. Devletin yıllık sağlık harcamalarında israf edilen para kadar bir bütçeyi bu alana ayırması halinde çok büyük bir kazanım sağlanacağını kaydeden Konuk, “En ucuz tedavi, hasta olmadan alınan önlemdir” ifadelerini kullandı. Yapay zekânın tedavi süreçlerini dönüştürme potansiyelinin büyük olduğunu belirten Konuk, “Tıp fakültelerinde klasik yaklaşımlara direnen akademisyenler var ama bu değişim kaçınılmaz” diye konuştu. Konuk, farmakogenetik analizlerin yalnızca ilaç tedavisinde değil, önleyici hekimlikte de büyük bir devrim yaratacağını söyleyerek, “Hastanelerin yükü azalacak, sağlık sistemi verimli işleyecek” dedi. Son olarak Konuk, araştırmaların sadece nöropsikiyatrik hastalıklarla sınırlı kalmayacağını, tıp fakültelerinin tüm anabilim dallarında bu alanda yeni kapılar açılabileceğini vurguladı.
Emirdağlı Doktor Konuk: Başarı Oranımız %99.5
Prof. Dr. Muhsin Konuk, kişiye özel tedavi ve farmakogenetik biliminin sağlıkta devrim yaratacağını belirterek, Üsküdar Üniversitesi’nde kurulan Türkiye’nin ilk uygulamalı farmakogenetik laboratuvarında yapılan analizlerle tedavi başarı oranının yüzde 99,5’e ulaştığını, 2 ml kandan bireylerin genetik yatkınlık profili belirlenerek devletin ilaç harcamalarının yüzde 80’inin önlenebileceğini açıkladı. Konuk, SMA ilacının Ar-Ge sürecini tamamladıklarını, yapay zekâ destekli çalışmalarla tedavisi olmayan hastalıklar için yeni ilaç adayları keşfedeceklerini söyledi.
Yayınlanma :
20.07.2025 12:12
Güncelleme :
20.07.2025 12:12
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: